Ilay
New member
Fazla Yakıt Tüketiminin Suçlusu Kim? Depodaki Benzin Nereye Gidiyor?
Geçenlerde arabaya bindim, gösterge panelindeki yakıt tüketimine baktım ve bir an sessizce ekrana küstüm. Çünkü araç, sanki İstanbul’dan Ankara’ya değil de Ay’a gidiyormuşuz gibi yakıt tüketiyordu. Depoyu dolduruyorsun, birkaç gün sonra ibre aşağı bakıyor. İnsan ister istemez “Ben arabayı mı kullanıyorum, araba beni mi kullanıyor?” diye düşünüyor.
Forumlarda bu konu açılınca da klasik senaryo başlıyor: Birisi “Buji değiştir” diyor, diğeri “Lastiklere hava bas”, başka biri “Kesin enjektör” diye teşhis koyuyor. Bir arkadaş ise hiçbir şey sormadan “Aracı sat” önerisinde bulunuyor. Otomotiv forumlarının değişmez doktoru: Muayene yok, tahlil yok, doğrudan ameliyat!
Oysa fazla yakıt tüketiminin tek bir sebebi yok. Sürüş tarzından lastik basıncına, trafik koşullarından motorun mekanik durumuna kadar pek çok değişken devreye giriyor. ABD Enerji Bakanlığı da gerçek yakıt ekonomisinin sürüş şekli, aracın mekanik durumu ve çevresel koşullara göre ciddi biçimde değişebileceğini belirtiyor. The Department of Energy's Energy.gov+1
Önce “Araba Çok Yakıyor” Cümlesini Biraz Açalım
Bir otomobilin şehir içinde 100 kilometrede 7 litre yakmasıyla 100 kilometrede 12 litre yakması arasında ciddi fark var. Fakat “çok yakıyor” demeden önce aracın ne kadar yakmasının normal olduğunu bilmek gerekiyor.
Motor hacmi, araç ağırlığı, şanzıman tipi, yakıt türü, lastikler, yol eğimi, hava sıcaklığı, trafik yoğunluğu ve hatta sürücünün gaz pedalına yaklaşımı bile sonucu değiştirebilir.
Örneğin aynı otomobil uzun yolda sakin kullanımda oldukça ekonomik olabilirken, kısa mesafeli şehir içi kullanımda tüketimi ciddi biçimde artabilir. Özellikle sürekli dur-kalk yapılan trafikte motor, aracın enerjisinin önemli bölümünü hızlanma ve tekrar frenleme döngülerinde harcar.
Dolayısıyla ilk soru şu olmalı:
“Arabam gerçekten anormal mi yakıyor, yoksa kullanım koşullarım mı ağır?”
Bu ayrımı yapmadan parça değiştirmeye başlamak, biraz baş ağrısı çekince bütün eczaneyi satın almaya benziyor.
Gaz Pedalı Bazen Cüzdanın Gizli Düşmanıdır
Fazla yakıt tüketiminin en basit ama en sık gözden kaçan nedenlerinden biri sürüş tarzıdır.
Ani hızlanmalar, sert frenlemeler ve yüksek hız yakıt tüketimini belirgin biçimde artırabilir. ABD Enerji Bakanlığı'nın tüketici rehberinde agresif sürüşün otoyol hızlarında yakıt ekonomisini yaklaşık yüzde 15-30, dur-kalk trafikte ise yüzde 10-40 oranında kötüleştirebildiği belirtiliyor. The Department of Energy's Energy.gov
Burada ilginç olan şu: Bazı insanlar hızlı kalkmayı “aracı açmak” olarak görüyor. Oysa kırmızı ışıkta yanındaki otomobille yarışıp 100 metre sonra frene basmak, yakıt deposuyla yapılmış küçük bir satranç maçında kendi şahını devirmek gibi.
Stratejik yaklaşım burada devreye giriyor: Trafiği birkaç araç önden okumak.
Önünüzde kırmızı ışık varsa hâlâ gaza yüklenmek yerine ayağı gazdan çekmek, gereksiz hızlanma ve frenleme döngülerini azaltabilir. Trafikte biraz daha ileriyi görmek hem daha sakin bir sürüş sağlar hem de enerji kaybını azaltabilir.
Üstelik bu yalnızca “erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı” veya “kadınların daha sakin sürüşü” gibi basit kalıplarla açıklanabilecek bir konu değil. Mehmet iş çıkışında tüketimi düşürmek için güzergâhını planlayan bir mühendis olabilir; Ayşe ise trafikte başkalarının ani hareketlerini öngörüp gereksiz fren yapmayan deneyimli bir sürücü olabilir. Elif hızlı karar veren bir taksi şoförü, Murat ise şehir içinde sakin sürüşü tercih eden bir baba olabilir.
Mesele cinsiyet değil; sürüş alışkanlığını gözlemleyip gerektiğinde değiştirebilmek.
Lastiklerin Havası Azsa Araba “Ben Zorlanıyorum” Diyor
Yakıt tüketimini artıran en basit mekanik sebeplerden biri düşük lastik basıncıdır.
Lastiklerin havası azaldığında yuvarlanma direnci artar. Motor, otomobili hareket ettirmek için daha fazla enerji üretmek zorunda kalır. ABD Enerji Bakanlığı'nın verilerine göre lastik basıncındaki her 1 psi düşüş, dört lastik için yakıt ekonomisini yaklaşık yüzde 0,2 azaltabilir; doğru basınçta tutulması ortalama yaklaşık yüzde 0,6, bazı koşullarda yüzde 3'e kadar iyileşme sağlayabilir. The Department of Energy's Energy.gov+1
Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: Lastik basıncını “göz kararı” kontrol etmek pek işe yaramaz.
“Lastik biraz yumuşak gibi.”
Bu, otomobil bakımında “Sanırım ateşim var” demenin mekanik karşılığıdır.
Üreticinin önerdiği basınç değerini kontrol etmek çok daha doğru. Ayrıca basınç kontrolünü lastikler soğukken yapmak gerekir.
Bagajda Neden Üç Aylık Hayatımızı Taşıyoruz?
Bir diğer ilginç konu gereksiz ağırlık.
Bagajı açtığınızda neler çıkıyor?
Eski bir kriko.
İki tane kullanılmayan alışveriş poşeti.
Kışlık ayakkabılar.
Bir türlü eve götürülmeyen spor çantası.
Belki de “bir gün lazım olur” diye taşınan ve üç yıldır hiç kullanılmayan bir takım malzeme.
Araç ne kadar ağırsa hareket ettirmek için gereken enerji de o kadar artar. ABD Enerji Bakanlığı, ekstra 100 pound yani yaklaşık 45 kilogram yükün yakıt ekonomisini yaklaşık yüzde 1 azaltabileceğini belirtiyor; etkinin küçük araçlarda daha belirgin olabileceği de ifade ediliyor. The Department of Energy's Energy.gov
Burada ilginç bir ilişki dinamiği de var. Bir çift düşünün: Erkek bagajdaki gereksiz eşyaları “performans kaybı” olarak değerlendirirken kadın “Bunlar lazım olabilir” diyebilir. Ertesi hafta tam tersi yaşanabilir; kadın bagajı boşaltır, erkek “Ama şu kablo bir gün kesin lazım olacak” diye savunmaya geçer.
İşte gerçek hayat tam olarak budur.
Cinsiyet klişelerinden çok kişisel alışkanlıklar belirleyicidir. Bagajı düzenli tutan kişi kimse, yakıt ekonomisine katkı sağlayan da odur.
Rölantide Bekleyen Otomobil Para Yakıyor
“Ben arabayı kullanmıyorum ki, sadece çalışıyor.”
İşte sorun tam da burada.
Araç hareket etmese bile motor çalışıyorsa yakıt tüketmeye devam eder. ABD Enerji Bakanlığı, rölantide çalışmanın motor ve klima kullanımına bağlı olarak saatte yaklaşık çeyrek ila yarım galon yakıt tüketebileceğini belirtiyor. Ayrıca kurumun daha yeni bilgilendirmelerinde, yaklaşık 10 saniyelik rölantinin motoru kapatıp yeniden çalıştırmaktan daha fazla yakıt kullanabildiği belirtiliyor. The Department of Energy's Energy.gov+1
Geçenlerde arabaya bindim, gösterge panelindeki yakıt tüketimine baktım ve bir an sessizce ekrana küstüm. Çünkü araç, sanki İstanbul’dan Ankara’ya değil de Ay’a gidiyormuşuz gibi yakıt tüketiyordu. Depoyu dolduruyorsun, birkaç gün sonra ibre aşağı bakıyor. İnsan ister istemez “Ben arabayı mı kullanıyorum, araba beni mi kullanıyor?” diye düşünüyor.
Forumlarda bu konu açılınca da klasik senaryo başlıyor: Birisi “Buji değiştir” diyor, diğeri “Lastiklere hava bas”, başka biri “Kesin enjektör” diye teşhis koyuyor. Bir arkadaş ise hiçbir şey sormadan “Aracı sat” önerisinde bulunuyor. Otomotiv forumlarının değişmez doktoru: Muayene yok, tahlil yok, doğrudan ameliyat!
Oysa fazla yakıt tüketiminin tek bir sebebi yok. Sürüş tarzından lastik basıncına, trafik koşullarından motorun mekanik durumuna kadar pek çok değişken devreye giriyor. ABD Enerji Bakanlığı da gerçek yakıt ekonomisinin sürüş şekli, aracın mekanik durumu ve çevresel koşullara göre ciddi biçimde değişebileceğini belirtiyor. The Department of Energy's Energy.gov+1
Önce “Araba Çok Yakıyor” Cümlesini Biraz Açalım
Bir otomobilin şehir içinde 100 kilometrede 7 litre yakmasıyla 100 kilometrede 12 litre yakması arasında ciddi fark var. Fakat “çok yakıyor” demeden önce aracın ne kadar yakmasının normal olduğunu bilmek gerekiyor.
Motor hacmi, araç ağırlığı, şanzıman tipi, yakıt türü, lastikler, yol eğimi, hava sıcaklığı, trafik yoğunluğu ve hatta sürücünün gaz pedalına yaklaşımı bile sonucu değiştirebilir.
Örneğin aynı otomobil uzun yolda sakin kullanımda oldukça ekonomik olabilirken, kısa mesafeli şehir içi kullanımda tüketimi ciddi biçimde artabilir. Özellikle sürekli dur-kalk yapılan trafikte motor, aracın enerjisinin önemli bölümünü hızlanma ve tekrar frenleme döngülerinde harcar.
Dolayısıyla ilk soru şu olmalı:
“Arabam gerçekten anormal mi yakıyor, yoksa kullanım koşullarım mı ağır?”
Bu ayrımı yapmadan parça değiştirmeye başlamak, biraz baş ağrısı çekince bütün eczaneyi satın almaya benziyor.
Gaz Pedalı Bazen Cüzdanın Gizli Düşmanıdır
Fazla yakıt tüketiminin en basit ama en sık gözden kaçan nedenlerinden biri sürüş tarzıdır.
Ani hızlanmalar, sert frenlemeler ve yüksek hız yakıt tüketimini belirgin biçimde artırabilir. ABD Enerji Bakanlığı'nın tüketici rehberinde agresif sürüşün otoyol hızlarında yakıt ekonomisini yaklaşık yüzde 15-30, dur-kalk trafikte ise yüzde 10-40 oranında kötüleştirebildiği belirtiliyor. The Department of Energy's Energy.gov
Burada ilginç olan şu: Bazı insanlar hızlı kalkmayı “aracı açmak” olarak görüyor. Oysa kırmızı ışıkta yanındaki otomobille yarışıp 100 metre sonra frene basmak, yakıt deposuyla yapılmış küçük bir satranç maçında kendi şahını devirmek gibi.
Stratejik yaklaşım burada devreye giriyor: Trafiği birkaç araç önden okumak.
Önünüzde kırmızı ışık varsa hâlâ gaza yüklenmek yerine ayağı gazdan çekmek, gereksiz hızlanma ve frenleme döngülerini azaltabilir. Trafikte biraz daha ileriyi görmek hem daha sakin bir sürüş sağlar hem de enerji kaybını azaltabilir.
Üstelik bu yalnızca “erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı” veya “kadınların daha sakin sürüşü” gibi basit kalıplarla açıklanabilecek bir konu değil. Mehmet iş çıkışında tüketimi düşürmek için güzergâhını planlayan bir mühendis olabilir; Ayşe ise trafikte başkalarının ani hareketlerini öngörüp gereksiz fren yapmayan deneyimli bir sürücü olabilir. Elif hızlı karar veren bir taksi şoförü, Murat ise şehir içinde sakin sürüşü tercih eden bir baba olabilir.
Mesele cinsiyet değil; sürüş alışkanlığını gözlemleyip gerektiğinde değiştirebilmek.
Lastiklerin Havası Azsa Araba “Ben Zorlanıyorum” Diyor
Yakıt tüketimini artıran en basit mekanik sebeplerden biri düşük lastik basıncıdır.
Lastiklerin havası azaldığında yuvarlanma direnci artar. Motor, otomobili hareket ettirmek için daha fazla enerji üretmek zorunda kalır. ABD Enerji Bakanlığı'nın verilerine göre lastik basıncındaki her 1 psi düşüş, dört lastik için yakıt ekonomisini yaklaşık yüzde 0,2 azaltabilir; doğru basınçta tutulması ortalama yaklaşık yüzde 0,6, bazı koşullarda yüzde 3'e kadar iyileşme sağlayabilir. The Department of Energy's Energy.gov+1
Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: Lastik basıncını “göz kararı” kontrol etmek pek işe yaramaz.
“Lastik biraz yumuşak gibi.”
Bu, otomobil bakımında “Sanırım ateşim var” demenin mekanik karşılığıdır.
Üreticinin önerdiği basınç değerini kontrol etmek çok daha doğru. Ayrıca basınç kontrolünü lastikler soğukken yapmak gerekir.
Bagajda Neden Üç Aylık Hayatımızı Taşıyoruz?
Bir diğer ilginç konu gereksiz ağırlık.
Bagajı açtığınızda neler çıkıyor?
Eski bir kriko.
İki tane kullanılmayan alışveriş poşeti.
Kışlık ayakkabılar.
Bir türlü eve götürülmeyen spor çantası.
Belki de “bir gün lazım olur” diye taşınan ve üç yıldır hiç kullanılmayan bir takım malzeme.
Araç ne kadar ağırsa hareket ettirmek için gereken enerji de o kadar artar. ABD Enerji Bakanlığı, ekstra 100 pound yani yaklaşık 45 kilogram yükün yakıt ekonomisini yaklaşık yüzde 1 azaltabileceğini belirtiyor; etkinin küçük araçlarda daha belirgin olabileceği de ifade ediliyor. The Department of Energy's Energy.gov
Burada ilginç bir ilişki dinamiği de var. Bir çift düşünün: Erkek bagajdaki gereksiz eşyaları “performans kaybı” olarak değerlendirirken kadın “Bunlar lazım olabilir” diyebilir. Ertesi hafta tam tersi yaşanabilir; kadın bagajı boşaltır, erkek “Ama şu kablo bir gün kesin lazım olacak” diye savunmaya geçer.
İşte gerçek hayat tam olarak budur.
Cinsiyet klişelerinden çok kişisel alışkanlıklar belirleyicidir. Bagajı düzenli tutan kişi kimse, yakıt ekonomisine katkı sağlayan da odur.
Rölantide Bekleyen Otomobil Para Yakıyor
“Ben arabayı kullanmıyorum ki, sadece çalışıyor.”
İşte sorun tam da burada.
Araç hareket etmese bile motor çalışıyorsa yakıt tüketmeye devam eder. ABD Enerji Bakanlığı, rölantide çalışmanın motor ve klima kullanımına bağlı olarak saatte yaklaşık çeyrek ila yarım galon yakıt tüketebileceğini belirtiyor. Ayrıca kurumun daha yeni bilgilendirmelerinde, yaklaşık 10 saniyelik rölantinin motoru kapatıp yeniden çalıştırmaktan daha fazla yakıt kullanabildiği belirtiliyor. The Department of Energy's Energy.gov+1